FERDINAND TSCHECKER

 

 


artist-page: TALU-EMRE.COM



Mit 11 Jahren stand ich zum ersten Mal auf der Bühne. Der Anlass: eine Abschlussfeier- das Ende der Grundschulzeit wurde zelebriert.

In diesen Tagen war ein lauthals heulender Mann mit schwarzen lockigen Haaren in der Türkei ganz besonders angesagt. Seine Single "Ayyüzlüm" war wochenlang in den Charts.

Dieser Typ mit seinem Geheul-Gesusel, der von sich behauptete Rocker zu sein, stellte die allerderbsten Arabesk-Atzen seiner Zeit in den Schatten - und ich fuhr natürlich auch auf den ab. Also sang ich dieses Lied dann auf der Bühne im Garten eines 3.klassigen Aparthotels, ein reiner Betonklotz, fernab von Meer und Strand, immerhin mit Pool, weißen Plastikstühlen und -tischen und irgendwo in der Ecke bin ich vor einem roten Fake-Theatervorhang, habe ein Mikrofon und singe  Acapella -  eine andere Möglichkeit gab’s nicht, die Instrumental-Parts summte ich.

Da das hier keine billige Erfolgsstory werden soll, gab’s dann auch weder einen Major-Deal noch spezielle Musik- Förderung für mich - lediglich der Schulleiter, ein alter Linker, gratulierte mir.

So richtig begann’s dann in Deutschland - 2003 - die USA marschierte gerade in den Irak ein und ich empfand das tiefe Bedürfnis lautstark rauszuschreien, was für ein Idiot dieser Bush und das weiße Amerika waren.

In meinem Notizheft landeten anfangs keine Songs, vielmehr Wortfetzen, zusammenhanglose Sätze oder ganze Geschichten mit nur wenigen Reimen - jetzt zurückblickend war das Punk...

Das Deutsch, was ich damals drauf hatte, ließ mich immerwieder an meine Grenzen stoßen, aber ich stellte mich den Herausforderungen und so wuchsen Wörter zu ganzen Sätzen, Sätze zu ganzen Strophen, die Musik begann zu spielen; das Einzige, was immer konstant blieb, war der Widerstand, der Wille für eine bessere, gerechtere Welt einzutreten.



At the age of 11, I stood for the first time on stage. The cause: a graduation ceremony: The end of primary school was celebrated.

These days in Turkey a loud yelling man with black curly hair was very popular. His hit single "Ayyüzlüm" was in the charts for weeks.

This guy with his howl style, who claimed to be a rocker, was one of the best arabesk singers in turkey and i started to become a fan.

So I sang this song on the stage in the garden of this three star Aparthotel, it looks like a pure concrete block, away from the sea and the beach. At least it had a pool with white plastic chairs and tables. I found myself somewhere in the corner, staying in the front of a red fake theater curtain having a microphone in my hand and singing an acapella version of these arabesk song. The isntrumental parts of these song i hummed. Believe me there was no other solution.

To prevent that it sounds like an cheap success story. I did not get a major deal or a spezial dedicated music promotion. Only the principal, an old left wing person, congratulated me.

It really began in Germany - 2003 - The United States marched straight into Iraq, and I felt a deep need to scream what an idiot president Bush and White America were.

At first i didn’t felt like that i wrote songlyrics in my notebook, it was just fragments of words, disjointed sentences or stories with a few rhymes – when i look at it back right now. I think it was the punk...

The German language, that I did not speak so well when i came new to germany, let me keep coming across my limits. But i didn’t give up and introduce myself to the challenges, and so words grew to full sentences, sentences to verses. The only thing that remained constant was the resistance for a better fairer world.



Ilk kez 11 yaşında ,ilkokul bitiminin kutlama etkinlikleri dolayisiyla ,sahneye çıktım.

Bu günlerde Türkiye’de siyah kıvırcık saçlı baḡıran ve inleyen bir sanatçı çok popülerdi. Onun "Ayyüzlüm" parçası haftalarca chart listesinde yer almıştı.

Bu adam cok acayip biriydi. Rockcu olduĝunu iddia ediyordu, aĝlayarak inleyerek parçalar söylediĝi halde bütün arabeskciler arasından en çok onu tutuyordum. Kısacası onun gercek bir hayranıydım.

Böylece ben de bu şarkıyı, deniz ve plajdan uzak, ama en azından yüzmehavuzu beyaz plastik sandalye ve masaları olan, 3.sinif beton bloktan oluşan apart bir otelin bahcesinin bir köşesindeki sahte kırmızı tiyatro perdesi önünde elimde mikrofonla acapella seslendiriyorum, zaten başka bir imkan da yoktu ,enstrümantal kısımlarda müziĝi aĝzımla vızıldıyordum. Bu yaptıĝım ucuz bir başarı öyküsü olmasın diye ne büyük bir plak şirketiyle anlaşabildim ne de başka bir yerden destek aldım. Sadece, eski solculardan biri olan okul rektörü beni tebrik etti.

Aslında olay Almanyada 2003 senesinde başladı Amerika Birleşik Devletleri Irak’a girince, yüksek sesle Bush ve beyaz Amerika'nın ne kadar aptal olduĝunu baĝırma ihtiyacını duydum.

Ilk başta benim defterimde şarkı sözleri yoktu daha cok , kopuk cümleler, kelime parçaları veya kafiyesiz hikayeler vardı. Şimdi geriye dönüp baktıkça bunun bana göre Punk olması lazımdı...

Söz yazarken bildiĝim almanca sanki yeterli gelmiyordu ama ben peşini bırakamıyordum bir zaman sonra kelimelerden cümleler oluşuyordu ve cümlelerden dörtlükler, müzik calmaya başlıyordu,deĝışmeyen bir şey varsa o da daha adil bir dünya için olan direncimdi.

Zurück ]